Pazar günü ailecek yenilen bir yemekte alabileceğim en güzel haberlerden birini aldım. Kürt sorunu yokmuş… Aman ne güzel!!! Güzel de madem Kürt sorunu yok neden yıllardır sürdürülen bir çözüm süreci var??? Madem Kürt sorunu diye bir şey yok neden silah bırakışması, barış tesisi gibi kavramlar havada uçuşuyor. Balıkesir’de yaptığı konuşmada…
Tam sekiz yıldır Türkiye siyasetine karne veren KA-DER bu yıl da geleneğini bozmadı ve listeler açıklanmadan hemen önce siyasi partilere uyarı mahiyetinde bir karne verdi. Kadınların temsiliyetleri, yönetim ve karar mekanizmalarındaki varlıkları ile ilgili istatistiklere değinmeyeceğim bu yazımda ancak şunu belirtmem gerekir ki, Türkiye siyaseti tıpkı Türkiye iş dünyası gibi,…
Kitap dost, Kitap arkadaş, Kitap yeni dünyaların kapısı, Kitap yeni fikirlerin anası, 13. Bursa Kitap Fuarı ile bu kapıyı aralamak yeniden mümkün oluyor. Standların büyük bölümünün dini eserlere ayrılmış olmasına yönelik eleştiriler içinde bulunsam da kitabın sıcak yüzü daha ilk günden ziyaretine gittiğim fuarda kucakladı beni. Ve düşündüm, kitabın sol…
Kabul etmek lazım ki, özellikle son yıllarda ülkemizde yapılan tüm sınavlar yanlışlara, hatalara, bilgi ve hak hırsızlıklarına kurban gitti. Eğitimde zenginle fakiri birbirinden ayıran, herkese adalet sağladığı düşünülen sınavların güvenilirliklerini yitirdikleri öylesine sık konuşulur oldu ki, memuriyet sınavlarına kadar sinen bu durum ülkenin her yerinde şaibe nidalarının yükseldiğini bir kez…
Ah ben bu TDK’nın canını yiyeyim demek geldi içimden de kendimi tutuyorum. Telefonla birini her aradığımda ve birinin kapısını her çaldığımda hatta sosyal medyadan biri ile iletişime geçtiğimde söylediğim ilk kelimelerden birini aldı götürdü benden. “müsait misin?” sorusuna bundan sonra “ya tabi tabi sen müsaitsen ben de müsaitimdir, ne biçim…
Giderek yaygınlaşan, yerleşen, hatta neredeyse bir gelenek haline gelen biçimiyle bu seçim döneminde de pek çok meslektaşımız mesleki gömleklerini çıkararak kendilerini yakın hissettikleri siyasi partilerden aday adayı oldular, vekillik yarışında biz de varız dediler. Birkaç gün önce meslektaşlarını bir araya getirerek hem bir fikir alışverişinde bulunan hem de “yazdıklarım yapacaklarımın…
Geçtiğimiz günlerde okuduğum köşe yazıları üzerine yazmak istiyorum bugün. Okuduğum kadarıyla cumhuriyet halk partisinin kaderi bir türlü değişmiyor. Daha doğrusu kendisini ortanın solunda diye tarif eden partiler ortak kaderlerini değiştiremiyorlar. Rahmetli Bülent ecevit’in kurduğu partilerde de sıklıkla yaşanan kadroları lavetme politikaları küçük değişikliklere uğrasa da günümüzde de uygulamalardaki yerini koruyor.…
Sevgi tanımlanması en kolay ve en zor sözcük sanırım. Ben biraz sevgiyi anlatmak istiyorum. Katışıksız, karşılıksız sevgiyi… yani bir sevgi alayım ama sade olsun lütfen, hatta biraz sert olsun. Ben sert severim çünkü. Her şeyin sert olanını tercih ederim; çayın, kahvenin, hayatın sert ve zor olanını severim sevgiyi de öyle…
Tüm dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz işsizliğin zaten kol gezdiği ülkemizi de feci halde etkisi altına almış bulunmakta. Aslında bunu hatırlatmama bile gerek yok çünkü çoğumuz işsizliğini nasıl bir canavar olduğunu ve insanların iliklerine kadar nasıl işlediğini zaten biliyoruz. Hele hele ben bu hissiyatı en yakından yaşayanlara en iyi örneğim.…
Üç buçuk yanı denizlerle çevrili ülkemizin artık dört bir yanı da kaoslarla çevrili. Artık yabancıların gelmeye ürktükleri bir ülke haline geldik. Ki biz milli gelirimizin hatırı sayılır bir bölümünü turizm gelirlerimizden karşılıyoruz. İlk önce domuz gribi salgınının ülkemiz topraklarına ağır ağır yaklaşmasını izledik. Sonunda geldi kapıya dayandı domuz gibi domuz…
“Gazeteciliğe girdin mi artık her şeyi göze alıp çalışman lazım. Direnmekten vazgeçmemek lazım, dimdik durmak lazım, kafa tutmasını bilmek lazım, tehlikeyi göze almak lazım. Bunu yapamayacak güçte olanlar girişmesinler bu işe”
Hıfzı Topuz