Tam sekiz yıldır Türkiye siyasetine karne veren KA-DER bu yıl da geleneğini bozmadı ve listeler açıklanmadan hemen önce siyasi partilere uyarı mahiyetinde bir karne verdi.

Kadınların temsiliyetleri, yönetim ve karar mekanizmalarındaki varlıkları ile ilgili istatistiklere değinmeyeceğim bu yazımda ancak şunu belirtmem gerekir ki, Türkiye siyaseti tıpkı Türkiye iş dünyası gibi, kamu daireleri gibi, sendikal çalışmaları gibi sınıfta kaldı.

Tam sekiz yıldır bir arpa boyu yol alamayan ve sürekli sınıfta kalan siyasilerin çoktan okuldan atılması gerekiyordu ya sanırım kadın hassasiyeti denilen durum bu noktada devreye giriyor ve aynı siyasiler, aynı isimler halen başımızda kalmaya ve kadınların sorunlarına erkek egemen bakışları ile güya çözümler getirmek için çabalamaya devam ediyor.

Vatan Partisi milletvekili aday adayı Aytaç Toker uzman siyasi kimliğini konuşturarak adeta bir siyaset okuluna dönüşen toplantının ilk can suyunu da vermiş oldu.

Aday adaylarının tek tek kendilerini tanıttıkları platformda AKP milletvekili aday adayı Nursel Kaleoğlu benim de üzerinde uzun süredir düşündüğüm bir konuya, şiddet uygulayan erkeği de bir kadının yetiştirdiği noktasına parmak bastı ki, bence çok önemli bir doğru algı çizgisinde durmayı başardı.

Toplantının en sosyalist söylemini gerçekleştiren isim Meral Altıntaş kadının siyasetteki yeri gibi bir konunun konuşulmasının dahi doğru olmadığını savundu ve “erkeklerin varlığı kadar kadınların da varlığı mevcut olmalıdır bunun sorgulanması bile abesle iştigaldir” diyerek söylemini kuvvetlendirdi.

HDP milletvekili aday adayları yepyeni bir yaşamın çağrıcısı olarak yola çıktıklarını savundular, ötekileştirilmişlerin sesi olmak için alanlarda olduklarını söylediler.

MHP aday adaylarında bir sessizliğin hakim olması ise hayli dikkat çekiciydi doğrusu.

Toplantının bitimiyle birlikte siyasi parti ayırmadan bir araya gelen görüş alışverişinde bulunan kadınlardan siyaset üstü bir birlikteliğin mesajlarını algıladım.

Listeler konuşuldu, kontenjanlar değerlendirildi, kadın kotalarının sağladığı avantajlar ve dezavantajlar gözden geçirildi.

Kadının siyaset yolculuğu ağır aksak da olsa ilerlerken, göze çarpan tek bir şey vardı aslında AZİM…

Azimli kadınların birlikteliğiydi siyasette kadının var oluşu,

Azimli kadınların birlikteliğiydi siyasette kadının dimdik duruşu,

Azimli kadınların birlikteliğiydi siyasete soyunan kadınların birbirlerine destek oluşu,

Savaş boyalarını sürüp meydanlara çıkan, kadınlar için mücadeleye hazır olduğunu bulunduğu her platformda haykırmaya devam eden kadınlara selam olsun.