Pazar günü ailecek yenilen bir yemekte alabileceğim en güzel haberlerden birini aldım.
Kürt sorunu yokmuş…
Aman ne güzel!!!
Güzel de madem Kürt sorunu yok neden yıllardır sürdürülen bir çözüm süreci var???
Madem Kürt sorunu diye bir şey yok neden silah bırakışması, barış tesisi gibi kavramlar havada uçuşuyor.
Balıkesir’de yaptığı konuşmada milliyetçi oylara da talip olduğunu hissettiren bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan -ki bir cumhurbaşkanının genel seçimlerdeki oylara talip olması da enteresandır ama bu konuya hiç girmiyorum bile- “Kardeşim ne Kürt sorunu? Artık böyle bir şey yok.” deyiverince ne çok sevindik hepimiz
Önce Kürtlerin bir eksiği olmadığını
“-Kardeşim neyin eksik senin?
-Bir Kürt olarak sen bu ülkede Cumhurbaşkanı oldun mu? Oldun.
-Başbakan çıkardın mı? Çıkardın.
-Bakan çıkardın mı? Çıkardın.
-Devletin en üst kademelerine yönetici gönderdin mi, gönderiyor musun? Gönderiyorsun.
-Türk Silahlı Kuvvetleri’nde var mısın? Varsın.
-Ne istiyorsun? Daha ne istiyorsun?”
Diyerek vurgulu cümlelerle ifade buyuran Erdoğan, yürüttüğü çözüm sürecinden habersiz görünüyordu.
Oysa ki, Abdullah Öcalan’ın “demokratikleşme manifestosu” adını verdiği bildirisini onaylayan, MHP’ye “çözüm karşıtı, kandan beslenen” parti diye hitap eden kendisiydi diye hatırlıyorum ben.
Gerçi bir anda fikir değiştirmek bir gün öyle bir gün böyle söylemek Cumhurbaşkanlığının fıtratında var…
Benim şaşkınlığım bu aklın yoluyla sağlıklı bir sürecin yürüyeceğine inananlara.
Öyle ya bir gün ölümüne çözüm sürecini yürüteceğini, bu yola baş koyduğunu söyleyen, ertesi gün Kürt sorunu yoktur diyen zihniyetle neyi nereye kadar ilerleteceksiniz???




