Bir zamanlar gölgesinde serinlediğimiz dağının tepesinden yerinin altındaki kaynak ve kaynar sularına kadar her şeyiyle talan edilen Bursa’da tek derdimiz Yenişehir’de kurulması planlanan Gıda İhtisas OSB’ymiş gibi bir hava estiriliyor ya yanarım yanarım ona yanarım…
Şimdiye kadar şehirde kurulan OSB’lerin hepsi bir biçimde sanayi üretimi yapma niyetiyle oluşturuldu biliyorsunuz. İlk kez bir Gıda OSB’den bahsediliyor ve nedense şimdiye kadar kurulan OSB’lerin şehre verdiği zararlar bir kenara itilerek sadece Gıda OSB’nin yaratacağı zararlar dile getiriliyor.
Aslında yaşadıklarımızdan tecrübe ile hepimiz biliyoruz ki, ağır ve kimyasal sanayi içeren OSB’ler, potansiyel olarak daha tehlikeli ve uzun vadeli kalıcı kirlenmeye yol açabilir.
Gıda OSB’ler ise daha çok biyolojik ve organik kirlilik üretiyor; doğru arıtma varsa etkisi kontrol edilebiliyor.
Bunlar sağlandığında 17 organize sanayi bölgesi ile Ticaret ve Sanayi Bakanlarını dahi şaşkına çeviren, organize olma yolunda ilerleyen sanayi bölgeleri ile gözlerin yuvalarından uğramasına neden olan, oluşturulmak istenen sanayi bölgelerine bu nedenle çeşitli isimler bulan Bursa’nın bir tarım şehri de olduğu düşünülürse Gıda OSB’sinin olmaması büyük bir planlama eksikliğidir kanaatimce…
Artık ürün yetiştirmenin yeterli olmadığını, ürünlerin katma değeri yüksek işlenmiş mamullere döndürülmesiyle bir yerlere varabileceğimizi görüyor olmamız gerekiyor.
Proje tamamlandığında Yenişehir’de yaklaşık 12 bin kişiye iş imkanı yaratılması hedefleniyor. 250 civarında firmanın bölgeye gelmesi ve faaliyet göstermesi planlanıyor. Bölgede tarımsal üretim ile sanayi yatırımları arasında doğrudan iş birliği kurulması arzulanıyor.
Tüm bunlar bence kulağa gayet hoş geliyor.
Sorularıma aldığım yanıtlar üzerinden bölge için tercih edilen alanın marjinal tarım arazilerinin çoğunlukta olduğu bir alan olduğunu söyleyebilirim. Sadece susuz tarıma elverişli toprakların yoğunlukta olduğu bir yer seçilmiş anlayacağınız.
Bu OSB’ler meselesinin son 10-15 yılda üretimden ziyade toprak ticareti ile para kazanmaya yüzünü dönmüş sanayici için çok iştah açıcı bir konu olduğunu, bu iş için uzun vadeli planlar yapıldığını ve Ankara yollarının sıklıkla aşındırıldığını daha önceki yazılarımda dile getirmiştim.
Bunu cebimize koyalım…
Gıda OSB’yi destekleyen isimlerin başında BTSO seçimlerinde aday olduğunu geçtiğimiz günlerde yüksek sesle dillendiren Özer Matlı geliyor. TEKNOSAB, Soğuksu İleri Teknoloji Sanayi Bölgesi gibi şehrimize yeni kazandırılan sanayi bölgelerinin mimarı ise şimdiki BTSO Yönetimi. Yönetimin başında bulunan İbrahim Burkay’ın henüz tarihi dahi belli olmayan BTSO seçimleri için adaylık açıklamadığını ancak doğal aday olarak değerlendirildiğini de yazmıştık bu köşeden.
İşte dananın kuyruğu da burada kopuyor.
Kimse demir tahtı bırakmak istemiyor…
Pek çok platformda konu tartışıladursun Nöbetçi Gazete Köşe Yazarı Ali Şahin geçtiğimiz günlerde yazdığı bir yazıda;
“Resmi Gazete’de bu proje için şok etkisi yaratabilecek kararlar duyuruldu. Yenişehir’de Gıda İhtisas OSB kurulması adına seçilen alandaki bazı ada ve parseller Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi.
Hem de 1. Derece Arkeolojik Sit alanı.
Bir parselde kiremit mezar kalıntıları, pişmiş toprak levhalar ve insan kemikleri nedeniyle bölgenin bir kısmı “Nekropol” niteliği taşıyan 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edildi. Farklı bir parselde ise bulunan seramik kalıntıları nedeniyle 3. Derece Arkeolojik Sit hüviyeti verildi. Farklı bir köyün sınırlarında kalan bazı adaların üzerindeki çok sayıda parselin de 2. Derece Sit alanı olan hüviyeti 1. Derece Arkeolojik Sit alanına yükseltildi” diyerek bize OSB’ler mevzusunun giderek hararetlendiği hakkında çok önemli bir bilgi iletti.
Şimdi tabloyu karşıma alıp şöyle iyice bakınca görüyorum ki; OSB’ler savaşında silahlar çekilmiş durumda.
Mesele memleket meselesi, tarım toprağı, sanayileşelim, istihdam sağlayalım, zenginleşelim, kendi kendine yeten ülke olalım falan değil. Basbayağı taht kavgası…
Elbette 1. Derece Arkeolojik Sit alanına sanayi yapılması gibi bir beklentim yok. Beklentim, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün alanda hızlı bir inceleme yaparak kamuoyunu bu konuda aydınlatmasıdır.
Sit alanı ilanı içinde hakikatleri barındırıyorsa, ortasında bir arkeoparkın yer aldığı Gıda OSB’de hiç fena fikir olmaz.
Böylece bir yandan tarihe gereken saygı gösterilirken bir yandan ülkenin tarım üretimlerine geç de olsa hak ettiği değer verilebilir bir ihtimal…




