Meyra Madencilik neden ayrıcalıklı?

Kirazlıyayla köyünde geçtiğimiz günlerde yaşanan çevre felaketini üzüntüyle duyurmuştum bu köşeden. Yaşadığımızın tüm şehri, tüm şehrin toprağını ve suyunu etkileyecek bir felaket olduğunun altını çizmiştim.

Aradan geçen sürede konunun muhatabı olması gereken mercilerden sadece Yenişehir Belediyesi meseleyi sahiplenip gereğinin yapılacağını belirtirken başka ses duymak mümkün olmadı.

Bugün konuyu sahiplenen, meselenin büyüklüğüne ilişkin çerçeveyi kendi disiplininin katkıları ile çizen Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız’ın açıklamalarını paylaşmak istiyorum sizlerle…

“Ne yazık ki bugün yaşananlar sürpriz değildir. Bu felaketin geleceğini biz 2020 yılında hazırladığımız raporlarla açıkça ortaya koyduk. Uyarılarımız dikkate alınmadı. Komisyonumuz olayın hemen ardından sahaya gitti. Yaptığımız incelemelerde tehlikeli atıkların çevreye yayıldığını tespit ettik. Bu durum yalnızca bir teknik arıza değildir; yanlış madencilik politikalarının ve hatalı ÇED süreçlerinin doğal bir sonucudur” diyerek başlıyor uyarılarına Mehmet Yıldız.

Meyra Madenciliğe ait tesiste yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajında meydana gelen hasarın ardından tehlikeli atıkların çevreye yayılması, öyle basitçe üzerinden geçilecek bir konu değil! Başkan çok haklı…

İşin kötü madencilik kısmını bir tarafa bırakalım, tüm itirazlara rağmen kurulan atık barajının eğimi de hatalı görünüyor. Anlayacağınız atık barajının yıkılması mevzusu için bile bile lades diyebiliriz.

Mehmet Yıldız’ın; “ÇED raporunda atık barajının yapılacağı alanın yüzde 15 ila 30 eğime sahip olduğu açıkça yazılıdır. Bu eğimde bir atık barajı büyük bir tehlikedir. Gövdede oluşacak bir hasar ya da olası bir yıkım durumunda, bütün atıkların Yenişehir Ovası’na akacağını daha önce defalarca ifade ettik” sözleri de durumu açıkça ifade ediyor zaten.

Projede teknik eksiklikler de varmış. Açıkçası ben bunu bilmiyordum, ama bir bilenden öğrenmemize engel değil bu cehaletimiz…

“Projede atık barajından çıkan suyun arıtılarak yeniden kullanılacağı söyleniyor, ancak arıtma sistemine dair tek bir teknik bilgi yok. Flotasyon tesisinde kullanılan suyun geri kazanılacağı ifade ediliyor, ama bu sistem projede yer almıyor. Buna rağmen firma, hiçbir şekilde atık su oluşmayacağını iddia ediyor. Bu teknik olarak mümkün değildir. Deşarj kaçınılmazdır ve bunun sonucu yeraltı su kaynaklarının kirlenmesidir” diyor açıklamasında JMO Güney Marmara Şube Başkanı.

Tesisin proses suyu ihtiyacının Yenişehir Ovası’ndan, İznik Gölü’nden, Göllüce Sulama Kooperatifi’nden ve açılacak kuyulardan karşılanacağı belirtiliyor meşhur ÇED raporunda.

İşin bu kısmı da göz göre göre yasadışı kullanım!

Zira, DSİ tarafından tarımsal sulama amacıyla tahsis edilmiş suların başka amaçlarla kullanılması yasal değil. İznik Gölünün mevcut hali ahvali de düşünüldüğünde bir de Meyra Madencilik için proses suyu kaynağı olması mümkün değil. Haliyle bir raporun nasıl onaylandığını anlamak akla hayale sığmıyor, daha doğrusu benim aklımda bir fikir var da, elde belge olmayınca bazı ithamlarda bulunmaya girer diye burada dile getiremiyorum.

Mehmet Başkanın konuyla ilgili son değerlendirmelerini buraya aktarmam yeterli olacaktır bu noktada;

“Mevcut atık barajı kapasitesinin üzerinde yüklenmiş, baraj kısmen yıkılmış ve tehlikeli atıklar çevreye yayılmıştır. Olayın üzerinden üç gün geçmesine rağmen ne ilgili bakanlıklardan ne de yetkili kurumlardan kamuoyuna yönelik tek bir açıklama yapılmamıştır. İncelediğimiz birçok ÇED raporunda jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve afet riskleri yeterince değerlendirilmemiştir. Bu raporların önemli bir kısmı bilimsel temelden uzak, kopyala-yapıştır anlayışıyla hazırlanmıştır. Daha da vahimi, bazı raporlarda jeoloji mühendislerinin sürece dahil edilmediğini, hatta sahte imzaların kullanıldığını tespit ettik! Soyut ve hayali verilere dayalı ÇED ve maden işletme raporları esas alınarak yürütülen madencilik faaliyetlerine derhal son verilmelidir!”

Başkanın açıklamaları böyle…

Haliyle insan soruyor; ‘Meyra Madencilik neden bu kadar ayrıcalıklı? Nasıl oluyor da olmayacak işlerini olduruyor, yapılamayacak şeyleri fütursuzca yapabiliyor?’