Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in göreve gelmesinin ardından başlayan ‘Genel Sekreter kim olacak?’ tartışmaları CHP Genel Merkezi ile Bursa’da AK Parti iktidarını yıkmış bir isim olan Bozbey arasında bir müddet sürmüş, sonunda anladığım kadarıyla parti genel merkezinin talebiyle Adana Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevini yürüten Doç. Dr. Ergül Halisçelik kendisine ayrılan hayli büyük, ihtişamlı kısacası göz dolduran odasında göreve başlamıştı.
Halisçelik’i makamında ziyaret etmek kısmet olmadı o dönem, enteresandır kendisi göreve gelmeden bir gün önce makamı temizlenmeye hazırlanırken kısa bir kahve sohbeti için kullanmıştım misafir koltuklarını.
Neyse efendim bu kısımları geçelim…
Bursa’ya şehri bilmeyen bir genel sekreterin görevlendirilmesinin ciddi zaman kaybı yaratacağı konusunda pek çok kişiyle hemfikirdik, hala da düşüncelerim kati. Zaten tahmin ettiğimiz gibi de oldu, Ergül Halisçelik’in Bursa’yı, sorunlarını, dinamiklerini ve bu sınırlar içerisinde kurulan enteresan dengeleri öğrenmesi, üstelik bir de oyunu tüm bu kurallar çerçevesinde oynamaya başlaması zaman aldı.
İşin buraya kadar olan kısmında bir beis yok, tehlike de yok da, bundan sonrasında hatlar biraz karıştı. Daha doğrusu, zaman içinde, şehrimize ilk geldiği günlerde; ‘Bursa ne güzel bir şehir, herkes birbirinin iyiliğini istiyor, burada çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum’ diyen Genel Sekreter sonrasında farklı düşüncelere sahip olmaya başladı.
Kulislerde Ergül Halisçelik’in yakın çevresine; ‘Burada alternatif bir yönetim oluşturulmaya çalışıldığını düşünüyorum, buna izin veremem’ dediği sıkça dillendiriliyor misal. Belediye içinde muhafazakar bir yapılanmaya gidildiğine de dikkat çekiyor Genel Sekreter konuşmalarında zaman zaman. Hatta ayrılma kararının ardından konu kulislerde dillendirmenin de ötesine geçti…
Kimdir bu yönetimi oluşturmaya çalışanlar, kimlerden oluşturulmaya çalışılmaktadır yeni alternatif yönetim, kimleri saf dışı bırakma gayreti mevcuttur…
İşin o kısmını sizin hayal gücünüze bırakıyorum…
Gelinen noktada, Bursa’nın Genel Sekreterinin görevinden ayrılmak istediğini, bu konuda Başkan Bozbey ile anlaştıklarını, kendisinin Tekirdağ belediyesinde görevlendirilmesine karar verildiğini falan hep biliyoruz.
Bizde mevzu bundan sonrasında neler olacağına yönelik bir meraka evrilmişken, Bursa kulislerinde yeni Genel Sekreterle ilgili isimler tartışılıyorken bugün itibariyle Ocak ayını değerlendirmek üzere Bursa basını ile bir araya gelen Bozbey, konuyla ilgili kendisine yöneltilen soruya;
“Yanlış bir algıya sebep olmayalım. Şu anda genel sekreterimiz müsaade istedi, anlaştık ve ayrılıyor Bursa’dan. Şimdi birer aylık vekaleten her genel sekreter yardımcısı bir ay görev yapacak. Yerine bir isim getirmeye gerek var mı diye düşünüyorum. Genel sekreter yardımcılarını bir araya getirdim. ‘Arkadaşlar bakın, genel sekreter yardımcılarımızın her biri birer ay vekâleten görev yapacaklar’ dedim.
İlk tebligatı da bugün Ali Altınsoy’a verdim, o bir ay o görevi üstlenecek. Sonraki bir ay başka bir arkadaşımız görev alacak. Sistem böyle, ileride ne olur bakarız, şu an herhangi bir şey yok” şeklinde yanıt vermesi bence çok dikkat çekiciydi.
Başkan salona biraz da gülümseyerek sordu aslında; ‘Genel sekretere gerek var mı?’ diye…
Kısaca özetleyelim; belediyelerde Başkanlık makamı plan yapma strateji ortaya koyma yönünde çalışır ve halkı temsil eder, Genel Sekreterlik makamı ise yapılan planların ve ortaya koyulan stratejilerin uygulanması konusunda çalışır, bu alanda irtibat kurulması gereken bakanlıklarda iletişimde olur, yani seçilmişlerin devletteki yansımasıdır.
Bir başka açıdan bakıldığında belediye başkanları genel sekreterleri, genel sekreterler ise belediye başkanlarını denetleyerek en uçtaki yönetim mekanizmasında bile bir denetimin varlığını sağlarlar.
Buradan bakıldığında genel sekreterlik makamının aydan aya değişecek isimlere emanet edilmesi bize ne kazandırır, ne kaybettirir çok iyi düşünmek lazım.





