Yerel haberciliğin gücüne her daim inandım. Çünkü şehrinizi bilirsiniz, şehrinizi en iyi siz bilirsiniz, bu şehirde olan bitenleri önce siz duyarsınız. İşin ilginci, olan bitenleri ulusal mecralardan okuyunca bir başka hissiyat içine bürünmemizde, olayın bizim bildiğimizden başka bir boyuta geçtiğini düşünmemizde.
Sanırım bu dördüncü ‘Bozbey CHP’den istifa edecek, AK Parti’ye geçecek’ dalgası…
Yaklaşık iki haftadır konuşuluyor konu, senaryoda bir değişiklik var, bu kez ‘Bozbey CHP’den istifa edecek, bir süre bağımsız kalacak, sonra AK Parti’ye geçecek’ şeklinde fısıldaşıyor kulisler.
Gazeteci Taha Hüseyin Karagöz’ün kulis bilgisi olarak sosyal medyada paylaştığı bir mesajla mevzu ulusal gündem oldu. Aynı kulis bilgisini biz Bursa içinde aylardır alıyoruz, kulis asılsız çıkıyor, ‘Şimdi değil, sonra istifa edecek’ deniyor. Sonra yine benzeri bir kulis yayılıyor…
CHP Bursa İl Başkanlığından ve Mustafa Bozbey’den konuyla ilgili yalanlama minvalinde açıklamalar geliyor. Bu açıklamalar İl Başkanlığından geldiğinde son derece iddialı açıklamalar olurken, Bozbey cephesinden geldiğinde genelde partinin adına vurgu yapılmaktan kaçınılan, ‘İşimizin başındayız, bu sözlere sadece gülüp geçiyoruz…’ şeklinde açıklamalar oluyor.
Haliyle bu durum insanın aklında bir şüphe uyandırıyor. Belki de tam olarak istenen böyle bir hissiyat. Bilemiyorum..
Sonra yine sil baştan…
Oysa Bursa sathı mahallinde, yine hepimiz biliyoruz ki, Bozbey bugün AK Parti’ye ‘açın kapıları ben geliyorum’ dese, AK Parti cephesinde büyük bir tepki oluşur.
Böyle bir transfer hadisesine karar verilse tepkiler bastırılır mı?
Biat kültürü içinde yaşayan AK Parti’de Reis’in bir sözüne bakar bu iş.
Fakat aldığı her kararı çatır çatır kavga ederek, en küçük hücresine kadar bölünüp sonra tekrar birleşme gücüyle yol yürümeyi becererek alan CHP’de böyle bir durumda neler olup bittiğini Keçiören Belediye Başkanı’nın ‘AK Parti’ye geçeceğim, rahat edeceğim’ biçimli düşüncesinin nasıl da bertaraf edildiği örneğinden anlamışsınızdır sanırım.
Görüldüğü üzere AK Parti’ye geçmek pek çok belediye başkanı ve milletvekili için hakkındaki suçlamaların sümenaltı edilmesi demek.
Bir, iki, üç derken anlaşılan o ki, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu durum iyice canını sıkmış. Sandıklarda kan, ter ve gözyaşı ile kazanılan seçimin galibi olma gücü, kanunsuzluklarının üzerini örtmek çabası içindeki belediye başkanlarının nefsine yenilgisi yüzünden elden gidiyor. Durumu tersine çevirmek için farklı bir tavır kararı alınmış çok belli.
Şimdi kürsüden Keçiören Belediye Başkanına ‘Hırsızlığını örtmek için AK Parti’ye geçiyorsun, sen hırsızsın’ diye bağıran CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in söylemleri karşısında AK Parti yolları da kapandı.
Ne demiş Cumhurbaşkanı?
‘Madem böyle şaibeli işleri var, bunları bir araştırın!’ demiş…
Özgür Özel de; ‘İktidara yürüyen partinin bozukları da olur, sağlamları da olur, bozuklar ayrılır, sağlamlarla yürünür iktidara’ dedi.
Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da oldu Keçiören Belediye Başkanı…
Bundan sonra CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçecek belediye başkanlarının şapkalarını önlerine alarak bir kez daha düşünmeleri gerekiyor. Yola çıkıp da gidememek, gidip de dönememek var hesapta…
Haaa…
Siyaset bu, kesin konuşmaya gelmez.
Bundan sonra da geçişler olacaktır muhakkak.
Ben sadece şimdiki durumu aktarıyorum size.
Sonrasını yine takip edeceğiz yakından…





