Geçtiğimiz günlerde okuduğum köşe yazıları üzerine yazmak istiyorum bugün. Okuduğum kadarıyla cumhuriyet halk partisinin kaderi bir türlü değişmiyor. Daha doğrusu kendisini ortanın solunda diye tarif eden partiler ortak kaderlerini değiştiremiyorlar.

Rahmetli Bülent ecevit’in kurduğu partilerde de sıklıkla yaşanan kadroları lavetme politikaları küçük değişikliklere uğrasa da günümüzde de uygulamalardaki yerini koruyor. Nasıl ki zamanında Ecevitlerin sözünün üstüne söz söyleyenler bir hışımla partiden ihraç ediliyor ya da çeşitli disiplin cezalarına çarptırılıyorsa cumhuriyet halk partisinde de yıllardır bu gelenek varlığını sürdürüyor.

Gürhan akdoğan’ı makine mühendisleri odası başkanlığı yaptığı günden bu yana tanırım. Oda başkanlığı döneminde modern uygulamaları ile dikkat çeken ve sivil toplum kuruluşlarının bursa’daki gücünün artması konusunda ciddi katkılar sağlayan akdoğan demokratik yaklaşımlarını cumhuriyet halk partisinin başına geldikten sonra sürdürmekte zorluk çekiyor anlaşılan. Zira kurultay öncesinde ve kurultay sırasında kendisini değil de başka partilileri desteklediği için Osmangazi eski ilçe başkanı ve yakınlarını ihraç kararı demokrasi ile pek de bağdaşmıyor.

İhraç kararının nedenleri çeşitli. Aslında hepimiz biliyoruz ki insan bir şey yapmak isteye görsün bahaneler her zaman bulunur. Bu durumda da öyle olmuş ve birbiri peşisıra komik sayılabilecek bahaneler sıralanarak ihraç kararı ve disiplin cezaları uygulanmış. Ben aslında işin sonuç kısmı ile ilgileniyorum. Kızgınlıkla alınan bu kararlar cumhuriyet halk partisini nereye götürüyor. Daha doğrusu bursa’nın chp’li seçmenlerine nasıl etkiler yapıyor. Sanırım kendi içinde bile demokrasiden korkan bir parti sosyal adalet isteyen chp’li seçmenleri korkutuyordur. Korku ise pek çok seçmenin oyunu başka partilere kanalize etmesinin ana nedeni. Son iki dönemdir yapılan seçimlerde çok duyduk ben aslında dededen cumhuriyet halk partiliyim ama son zamanlardaki kötü tutumları beni bile bezdirdi oyumu …. Partisine verdim bu seçimlerde  ya da oy kullanmaya gitmedim diyenleri. atatürkün temellerini attığı bir partinin kendi seçmenleri tarafından bile desteklenmemesi ne acı bir tablo.

Sayın akdoğan başka ilçeler için de ihraç kararlarının verildiğini mazeretlerin yaratılmaya çalışıldığını duyuyoruz. Bence siz şapkanızı önünüze alın ve bir kez daha düşünün bakalım amacınız bu partiye hizmet etmek mi? Kendinize ve yakın arkadaşınız ali Nihat ırkörücü’ye Ankara yollarını açmak mı?  Eğer partiye hizmet etmeyi istiyorsanız bunu size yakışır bir biçimde modern ve demokrat yaklaşımlarla gerçekleştirmenizi öneririm. Yok eğer Ankara yolları benim asıl hedefim diyorsanız ben de size Allah yardımcınız olsun diyorum. Çünkü bu kafayla biraz zor demokrat seçmenin gözüne girmek.