Geçtiğimiz hafta geniş katılımlı bir toplantı düzenleyerek Nilüfer’de iki yıl içinde neler yapıldığını anlatan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir daha ziyade ‘cek, cak’ eki kullandığı, geleceğe atıfta bulunduğu projeler ve aslında belediyenin doğal işleyişinde olması gereken hizmetler dışında pek de dişe dokunur bir iş sunamadı izleyenlere.
Herkesin beklediği ‘Nilüfer’deki ruhsatsız, oturum izni alamayan onca yapının akıbeti ne olacak, buradan ev alan vatandaşların sorunu nasıl çözülecek?’ sorusunun yanıtı da pek müjdeli değil ne yazık ki…
Konuyla ilgili soruyu Başka Gazete Genel Yayın Yönetmeni Yaman Kaya sordu, Şadi Başkan;
“Geçen yıl bu sahnede sizlerle konuşurken demiştim ki ben aslında bu sorunları çözecektim, çözmeye cesaretim vardı, ama şimdi eskisi kadar cesur değilim demiştim. 19 Mart sürecinden sonra yaşanan meselelerde insanların çok basit işlerle hapislerde yattığını gördük. 1 yıl yatıp ismi iddianamelerde dahi geçmeyen kişiler var. Üstten ceza alsa yatacağı süreçten daha fazla yatan arkadaşlarımızı gördük. Bu operasyonlar bizim hamle gücümüzü zayıflatıyor. Bu süreçte çok fazla personelimize soruşturmalar açılıyor. Her şeye soruşturma izni veriyorlar. İçeride de çok fazla tutuklu insan var, Nilüfer’de, başka yerde, her yerde. İnsanlar da imza atmak konusunda sıkıntı yaşıyorlar doğal olarak.” diyerek yanıtladı.
Kısaca Şadi Özdemir, ‘Geçen yıl korkuyordum, bu yıl daha da korkuyorum, tüm belediye olarak hep birlikte korkuyoruz’ diyor haklı olarak.
Fakat gelin görün ki, bu binalar yapılmış, vatandaş bu binalardan ev almış, ortada dağ gibi bir sorun var!
“Aslında bir ruhsat mevcut. Ruhsata göre bina yapılmış, ama ruhsat emsale uygun değil. Böyle bir sorun var. Bizim bugünkü iklimde ruhsata uygun yapılmış olsa dahi yapıların sorumluluğunu alma durumumuz yok maalesef” diyen Şadi Özdemir, daha önce de dile getirdiği çözüm önerisini yineliyor.
“Belli riskler almadan bu işi çözmek mümkün değil. Bunun çözümü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte merkezi hükümette diye düşünüyorum. Onlar önümüzü açarlarsa biz çözeriz!”
Nasıl açılacak belediyenin önü?
“Ruhsata uygunluk kontrolünü yeterli bulan bir geçici karara ihtiyaç var. Bunu yeterli bulursa Ankara’daki yetkili arkadaşlarımız, bize bunun ortamını yaratırlarsa biz de çok kısa sürede çözeriz.” diyor Başkan.
Sorunun sadece vatandaşları zor durumda bıraktığını düşünmeyin, tüm inşaat sektörü Bursa’da durma noktasına geldi. Çünkü konu şöyle gelişiyor;
İnşaat için alınan ruhsatın süresi doluyor, emsal ruhsat ilişkisi nedeniyle belediye ruhsatı yenilemiyor, yapı denetim şirketi bir inşaatı tamamlamadan yeni inşaat alamıyor, yapı denetim şirketi inşaatı bıraktı diyelim, bu kez yeniden ruhsat lazım, belediye ruhsat veremiyor, yani sürekli ‘belediye ruhsat veremiyor’ cümlesinin etrafında dönüp duruluyor.
Evet, sürecin müsebbibi Şadi Özdemir değil, ancak yönetici olmak kişinin kendisinin yol açmadığı sorunlara çözümler üretmesinden geçiyor. Tam da bu tanım üzerinden Başkanın omuzlarında ağır bir yük var ve kolay kolay kalkacak gibi de görünmüyor.
Ben merkezi hükümetin böyle bir ara ‘geçici karar’ vereceğini düşünmüyorum.
Ruhsatları sorunlu binaların akıbeti belirsizliğini koruyor…
Son olarak Şadi Özdemir’in tutuklu bulunan CHP’li belediye başkanlarının aslında ‘esir tutulduğunu’ söylediğinin altını çizeyim ve
“Bazı AK Parti’li arkadaşlarla da konuşuyoruz, gizlisi saklısı yok, her yerde de söylüyorum, orada Downtown duruyorsa, burada Korupark duruyorsa, Bursagaz’ın satışı duruyorsa, Fikirtepe, Esenyurt, Ankara, Melih Gökçek, sorgulanmıyorsa, içeride olan tüm belediye başkanları suçsuzdur bence. Mustafa Bozbey’in suçlu olduğu kanaatinde değilim” sözlerine küçük bir not da ben ekleyeyim;
‘Ticari suç siyasileştirilmesin, kim suçluysa partisine, görüşüne, kişilere yakınlığına bakılmadan cezalandırılsın, temiz eller operasyonu yapıyoruz görüntüsü ile siyasi sindirme operasyonlarına imza atılmasın. Ülkenin gerçekten bağırsaklarını temizlemeye ihtiyacı var, bunu yaparken de siyasi bir ayrıma gidilmesini kimse istemiyor!’




