Gaziakdemir planları askıda, itiraz kapıda…

Bursa’nın kalburüstü kişileri pek bilmez, ama bu şehrin dar gelirli ailelerinin yaşadığı bölgelerin bir bölümünde kentsel dönüşüm endişesi var.

Endişesi diyorum, çünkü bir yandan depreme karşı güvenli olmayan evlerde yaşama endişesini taşıyanlar, diğer yandan bütçelerine uygun bir kentsel dönüşüm planı ile karşı karşıya olmazlarsa ne yapacaklarının derdine düşmüş durumdalar. Tabi bir de kentsel dönüşümün ortaya yepyeni bir Doğanbey faciası çıkarıp çıkarmayacağı soru işareti var ki, o kısmı şimdilik pas geçiyorum.

Bahsettiğim endişeler içinde kıvranan ve kapısında kentsel dönüşüm planı olan bölge Gaziakdemir, Bursalıların bildiği namıyla eski tabakhaneler bölgesi.

Hatırlarsınız bölgede Alinur Aktaş’ın Belediye Başkanlığı döneminde bir kentsel dönüşüm planı çalışılmış, ancak bu planın sosyal donatı alanlarının yetersiz olması nedeniyle askıda yapılan itirazlar sonucu iptali gerçekleşmişti.

Planın iptal edildiği süreç tam da yerel seçim sürecine rast geldiğinden, şimdiki Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey de bölgeye giderek, yapılan planı eleştirmiş ve Gaziakdemir’e çok güzel bir plan yapacaklarının sözünü vermişti.

O günden bu güne ne oldu dersiniz?

Seçimlerin ardından koltuklara oturulup görevlere alışıldıktan sonra, Gaziakdemir Kentsel Dönüşüm Planlarında yapılan incelemeler sonucu planın olduğu gibi bir kez daha askıya çıkması için ayak direndi önce, sonrasında baktılar olmuyor, mecburen plan değişikliğine gidildi.

Plan güya değişmiş haliyle bir kez daha, bu kez Çevre Şehirçilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından askıya çıkarıldı.

Benim bölgede yaşayan vatandaşlardan aldığım duyumlara göre, ‘eski plana itiraz edildiği için sosyal donatı alanlarını genişletmek zorunda kaldığımızdan size ayrılan pay azaldı’ söylemleri de beraberinde geldi.

Oysa ki, durum hiç de öyle değil.

Gelin hemen anlatalım durum nasılmış…

13 Ocak 2026 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından bir kez daha askıya çıkarılan planlarda Mimarlar Odası Bursa Şubesinin yaptığı incelemelere göre;

Açık ve Yeşil Alanlar kişi başı 10 m² olması gerekirken, ortaya koyulan planda önerilen; Emsal 2‘ye göre 7,21 m², Emsal 2,5‘e göre 5,82 m² şeklinde düzenlenmiş.

Eğitim Tesisi Alanları sadece bir anaokulu ile sınırlı tutulmuş ve kişi başı 0,50 m² olması gerekirken; önerilen Emsal 2‘ye göre 0,30 m², Emsal 2,5‘e göre 0,24 m² şeklinde düzenlenmiş.

Sağlık Tesisi Alanları kişi başı 1,50 m² olması gerekirken; önerilen Emsal 2‘ye göre 0,63 m², Emsal 2,5’e göre 0,51 m² şeklinde düzenmiş.

Teknik Altyapı Alanları kişi başı 1,00 m² olması gerekirken; önerilen Emsal 2‘ye göre 0,09 m², Emsal 2,5’e göre 0,07 m² şeklinde düzenlenmiş.

Asgari standartları sağlayan iki maddeden biri Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı, diğeri ise İbadet Yeri Alanı…

Buna karşın, nüfus yoğunluğunun artırılmadığı iddia edilmesine rağmen, Ticaret ve Turizm yapılaşma alanına hatırı sayılır bir yer ayrılmış, vatandaşın payına düşen alanın Turizm alanı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş görünüyor.

Üstelik bu ticaret ve turizm alanı yoğunluğunun getireceği ilave sosyal ve teknik altyapı ihtiyacı plan kararlarında dikkate alınmamış.

Kısacası plan olması gerekenlere hassasiyet gösterilerek revize edilmemiş, dolayısıyla yeniden itiraz edilecek…

‘Mahkeme kararıyla iptal edilen 1/5000 ve 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planlarında, yalnızca İzmir–Ankara yoluna cepheli parsellerde Ticaret–Turizm fonksiyonu öngörülmüş olup, iptal gerekçelerinden biri; önerilen ulaşım sistemi ve yol dokusunun, bu fonksiyonların yaratacağı yapılaşma ve kullanım yoğunluğunu karşılayamayacak olmasıdır. Buna rağmen, askıya çıkarılan güncel plan teklifinde planlama alanının tamamına Ticaret–Turizm–Konut yapılaşma fonksiyonu getirilerek, önceki yargı kararında ortaya konulan gerekçelerin göz ardı edildiği anlaşılmaktadır’ deniyor itiraz gerekçesinde.

Çok önemli bir husus daha var burada yapılması planlanan kentsel dönüşüm planlarındaki hassasiyet açısından.

Bölgenin altında ciddi sıcaksu kaynakları mevcut!

İşe biraz daha disipliner baktığımızda şöyle bir açıklama aktarabilirim size;

‘Söz konusu çalışma alanının jeolojik durumunu ortaya koyan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 25.02.2025 tarihinde onaylanan “Bursa İli, Osmangazi İlçesi Sınırlarını Kapsayan Yaklaşık 15.036,29 hektarlık Alanın İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Raporu” kapsamında hazırlanan Yerleşime Uygunluk Durumu Haritası incelendiğinde; planlama alanının tamamının “Önlemli Alan 1.1 (ÖA-1.1): Sıvılaşma Tehlikesi Açısından Sorunlu Alanlar” içerisinde kaldığı tespit edilmiştir!’

Bu demek oluyor ki, yerin birkaç metre altında sıcak su kaynaklarının bulunması ihtimali kuvvetle muhtemel. Dolayısıyla Gaziakdemir bölgesi arzu edildiği gibi 8 ila 10 katlı yapıları taşıyabilecek güçte bir zemine sahip değil!

Tüm bu gerekçeler bir araya getirilerek plana yeniden itiraz edilecek ve biliyorum ki, vatandaşların bazıları itiraz eden kurumlara kızacak.

Ancak itiraz edilmeden yapılan kentsel dönüşüm projelerindeki duruma şöyle bir bakmanızı rica ederim. Doğanbey TOKİ gözümüzün önünde bir örnek. 6 Şubat depremlerine rast gelmesi ve binaların kendi kendine yıkılma tehlikesi arz etmesi nedeniyle itiraz edilme riski göze alınamayan, dolayısıyla tamamen müteahhitlerin insafına kalan Akpınar kentsel dönüşüm projesi birbirinin dibindeki evleri ile karşımızda vücut buluyor.

Ben derim ki, sizin iyiliğinizi düşünerek planlara ihtiyaçlarınız doğrultusunda olmadığı için itiraz edenlere kızmak yerine ihtiyacınız olan asgari standartları size layık görmeyenlere, hakkınızı vermeyenlere yöneltin tepkilerinizi…